Allâhü Teâlâ, Beled Sûresi’nin 4. âyet-i kerîmesinde şöyle buyuruyor (meâlen): “Hakîkaten biz, insanı (karşı karşıya geleceği nice) meşakkat içinde yarattık.” Bu âyet-i kerîmenin tefsîrinde şöyle buyuruluyor:

İnsanoğlu, mahlûkâtın en zayıfı olduğundan türlü türlü sıkıntı ve meşakkatler başına gelir. Bunların başında ana rahminin karanlığı vardır. Nihâyetinde ise ölüm ve sonrasındaki sıkıntılar vardır. Âdemoğlu, kendisinden başka diğer mahlûkâtın çekmediği meşakkatlere uğrar. Şöyle ki: Göbeğinin kesilmesi, sonra elinin kolunun sarılarak kundaklanması, ardından ilmin meşakkati, sonra evlilik ile meşgul olmanın verdiği sıkıntılar, ardından evlâd meşakkati, mesken işleri, sonrasında ise ihtiyarlamak ve kocamak… Baş ağrısı, diş ağrısı ve göz ağrısı gibi bunları saymak mümkün değildir. Bollukta şükür, darlıkta sabretmek ve mükellef olduğumuz namaz, zekât, hac ve cihad gibi ibâdetleri edâ etmekteki zahmetler bu meşakkatlerdendir. Bütün bunlardan sonra ise ölüm şiddetinin, meleklerin suallerinin ve kabir karanlığının meşakkati gelir… (Tefsîr-i Rûhu’l-Beyân)


GÖNÜLLERE sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın