
Sabır üzerine birçok tarif yapılmış, öyle ki herkesin dilinde yer edinmiş; kitaplar, risaleler sabırla dolup taşmıştır. Bana göre sabrın en güzel tariflerinden biri, “Sabır, başarıya götüren en kestirme yoldur,” ifadesidir. Sabır ile başarı arasında güçlü ve derin bir ilişki vardır. Sabır, başarı yolculuğunun mihenk taşıdır.
Sabır, hedefine emin adımlarla ilerlerken karşılaşılan zorluklara karşı çaba sarf etmek, bekleme anında ise inancını yitirmeden hedefe olan bağlılığını sürdürmek demektir.
Sabır, insanın hoşuna gitmeyen durumlar, zorlayıcı hadiseler ve nefsine ağır gelen olaylar karşısında ruhsal dengesini bozmama çabasıdır. Aynı zamanda, dünyevî ve ahirete dair iyilik ve ikramları tahayyül ederek, kalbinde sükunet ve dayanma gücünü diri, ayakta tutma gayretidir.
Sabır, zorluklar karşısında, Hazreti Allah’a sığınarak, sıkıntılara dayanma gücü göstermeyi ve bekleyişin sonunda gelecek müjdeli haberi ummayı temsil eder.
Arapçada “sabır” kelimesinin kök manası; çekirdeğin/tohumun içindeki acı demektir. Bu acı, bitkiyi büyütür, yeşertir ve onu bir ağaca dönüştürür. İnsan için de sabır, onu olgunlaştıran, ruhen geliştiren; tahammül seviyesini artıran bir kaynaktır. Sabır, kişiyi şikayet etmekten, sızlanmaktan uzaklaştırır; dayanıklılık ve metanetle yoluna devam etmeyi öğretir. Sabırlı insan, gecikmeler ve aksaklıklar karşısında moralini bozmadan beklemeyi veya mücadelesini sürdürür. Çünkü bilir ki sabrın kendisi güzeldir; sonuçları ise daha da güzeldir.
Sabır, insana mücadele ruhunu kazandırır. Arapçada “sabbâr” yani “kaktüs” kelimesi, bu anlamı taşır; kavurucu güneşin altında sabırla dimdik ayakta kalan bu bitkilere, bu nedenle “sabbâr” denmiştir. İnsan da dünya hayatı boyunca olumlu veya olumsuz birçok durumla karşılaşır ve sabır, onun bu olaylar karşısındaki değerini belirleyen önemli bir erdemdir.
Akl-ı selim bir insan, hayattaki önemli şeylerin bir anda elde edilemeyeceğini bilir. “Fasulye ile Kavak Ağacı” hikayesinde olduğu gibi bir anda yükselişlerin, kolaylıkla elde edilen şeylerin kıymetinin, kıymetiharbiyesinin son derece düşük olduğunun farkındadır. Emek ve sabırla gelen kazanımlar her zaman değerlidir.
Avucumuza buğday taneleri alıp bir kuşa yaklaştığımızda kuş kaçar. Çünkü kuş, o bir avuç buğdayın, hayatı ve hürriyetinden daha değersiz olduğunu bilir. Hayatını bu küçük ödün için feda etmez; sabırla, didinerek kendi rızkını arar ve sonunda bulur.
Su, zeytinyağına sorar:
– Senin hammadden olan zeytinin ağacını sulayan, yeşerten, büyüten benim. Ama sen gelmiş, benim üstüme çıkıyorsun? Bu yaptığının yanlış olduğunu hiç düşündün mü?
Zeytinyağı, hafif bir tebessüm eder ve cevap verir:
– Su kardeş! Sen yatağında rahatça akıp keyfine bakarken ben ezildim, sıkıldım, kafama taşlar yedim. Yine de tüm zorluklara karşı sabrettim, azmettim. Ve bu hâle geldim.
“Hikaye bu ya!” deyip geçemeyiz. Bu hikayeden alacağımız çok ders var.
Sabır, insanı olgunlaştırır.
Sabır, insanı amacına ulaştırır.
Sabır, muvaffakiyetin anahtarıdır.
Değeri parayla ölçülemeyen bu erdem, bedavadır fakat insana, paha biçilemez değerler kazandırır.
Kaynak : Genç Hayat Dergisi Aralık 2024 79.sayı
***
SABIR HAKKINDA GÜZEL BİR HİKAYE (DELİ HÜSEYİN)
Nimete Şükür, Belalara Sabır etmek
Hz. Allah’a Vuslat Yollarından Birisi
Reklam
GÖNÜLLERE sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

