İbn-i Sina’ya bir gün sağlık bakımından en uygun yemek vakitlerinin hangileri olduğu sorulunca, meşhur hekim şöyle bir cevap vermiş:
“Zenginler acıktıkları, fakirler de yiyecek buldukları vakit!”
İbn-i Sina’ya bir gün sağlık bakımından en uygun yemek vakitlerinin hangileri olduğu sorulunca, meşhur hekim şöyle bir cevap vermiş:
“Zenginler acıktıkları, fakirler de yiyecek buldukları vakit!”
Hoca Akşehir’de Kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış, bir aşçıdır. Öbürü ise boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:
– Hocam demiş, bu adamdan davacıyım ben. Dükkanın önünde kuru fasülye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde bir somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasülye buğusunun ücretini istedim, vermedi.
Hoca anlatılanları dikkatle dinledikten sonra fakire dönüp :
– Doğru mu bunlar? diye sorar.
– Evet, der fakir adam.
– Öyleyse para keseni çıkar bakalım.
Zavallı fakir, Kadı efendiye karşı gelemez. İçinde üç beş akçe bulunan kesesini hocaya uzatır.
Hoca bu sefer aşçıyı çağırır yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlar. Sonra da :
– Haydi der aldın işte alacağını! Aşçı:
– Nasıl olur? diye şaşkınlığını belli eder. Paramı
vermediniz henüz.
Hoca cevap verir:
– Fazla uzatma der, yemeğin buğusunu satan, paranın da sesini alır elbet!…
“Bir kimse bir iyilik yapmaya niyetlenir de onu yapamazsa, Allâh kendi nezdinde o kimsenin niyetine karşılık tam bir sevâb yazar. Eğer niyet eder ve o iyiliği yaparsa, o kimsenin iyiliğine karşılık on sevaptan yedi yüz katına kadar sevab yazar.” (Hadîs-i Kudsî, Müttefekun aleyh)
“Bu kum yığını kadar buğday unum olsa onu derhal fakirlere sadaka verirdim” der. Bunun üzerine Allâhü Teâlâ, zamanın peygamberine şöyle vahyeder:
“Falan kişiye söyle! Amel defterine o kum yığını kadar un sadaka vermiş gibi sevap yazmayı Allâhü Teâlâ onun için vacip kılmıştır.”
Kaynak : Fazilet Takvimi 29/10/2012
Halis Niyet Hakkında hikaye tıklayınız…