Hoca bir bahçeye girer. Bahçedeki sebzeleri çuvalına doldururken mal sahibi gelerek:
‘Burada ne yapıyorsun?’ diye sorar. Hoca:
‘Beni bir rüzgâr buraya attı’ der. Bahçe sahibi,
‘Peki bu sebzeleri kim kopardı?’ diye sorar. Hoca
‘Rüzgâr siddetli olduğundan, beni oradan oraya attı ben de onlara tutundum, bu yüzden koptular,’ der. Bostancı:
‘Peki bunları çuvala kim doldurdu?’ deyince Hoca:
‘İşte ben de onu düsünüyordum,’ der.
Fıkra su sekilde yorumlanır: Gerçek hayata göre, bir gölge bir hayal gibi olan bu dünya hayatında, düsünmeden, helal haram demeden, yarını düsünmeden tûl-i emel ile çalısan rızık toplayan kimseler, yarın bağbânı hakiki olan Cenab-ı Kibriya’nın divanında öyle eğri büğrü sözleri kabul olunmayacağından, bu duruma düsmektense simdiden tefekkür edip tedbir alınmalıdır.
