Etiket arşivi: nasrettin hoca fıkraları

:) BOĞAZINA ATEŞ DÜŞTÜĞÜ ZAMAN

Nasreddin Hoca’nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız. ?
Hoca hemen :
-Boğazına ateş düştüğü zaman, demiş.

:) DÜNYANIN DENGESİ

  Hoca’nın, her sorunun altından kalktığını duyan bir adam:
– Benim soruma bir cevap bulamaz, diye öğünür.
Günlerden bir gün yolda karşılaşırlar. Adam sorar :
– Hocam der, söyler misin, sabah olupda insanlar evlerinden çıkınca ne diye hep aynı yöne gitmezler de kimi o yana, kimi bu yana gider?
Hoca hemen cevabını verir sorunun:
Yahu efendi der, herkes aynı yöne gidecek olursa dünyanın dengesi bozulurdu

:) DÜNYA KAÇ ARŞIN?

Nasreddin Hoca’ya bir kere sordular:
Hoca efendi, acaba şu dünya kaç arşındır? Bunu senden başka kimse bilmez.
O sırada da yoldan bir cenaze geçiyordu. Hoca, parmağını tabuta doğru uzattı:
-Ona sorun, dedi. Bakın, ölçmüş biçmiş, gidiyor!

:) Güvercin dişi miydi, erkek miydi?

Hocaya sormuşlar
– Hz.Nuh’un gemisine zeytin dalını getiren güvercin dişi miydi, erkek miydi?
Hoca hemen cevaplamış:
– Mutlaka erkekti, dişi olsaydı ağzını uzun zaman kapalı tutamazdı ki.

:) Şunu baştan söylesene

Nasreddin Hoca tarlasında çalışırken oradan geçmekte olan birisi sormuş:
“Bey Amca! Falan köye kaç saatte gidebilirim?” Hoca, bu soruya herhangi bir cevap vermemiş. Adam aynı soruyu üç kere tekrarlamış; ama herhangi bir cevap alamayınca yoluna devam etmiş. Biraz yürüdükten sonra arkadan Hocanın:
“Evlat, gel!” dediğini işitmiş. Adam gelince de Hoca soruyu şu şekilde cevaplandırmış:
“Sen tam üç saatte oraya varırsın,” demiş. Adam sinirli bir şekilde
“Be bey amca! Madem biliyordun, şunu baştan söylesene,” deyince, Nasreddin Hoca şöyle savunmuş kendisini:
“İyi de, ben senin nasıl yürüdüğünü nereden bilebilirim ki.”

:) SİZE TERK ETMİŞTİM.

            Hoca mezarlıkta soyunup gömleğinden haşeratı temizlerken şiddetli bir rüzgar çıkıp gömleğini alır götürür. Hoca gömleğin ardına düşer. Gah koşar, gah düşer.

             O esnada birkaç atlı çıka gelip çıplak bir şahsın tenha mezarlıkta taştan taşa sektiğini görünce kendileri korkar, atları ürker. Bu muzibliğin intikamını çıkarmak için hocanın üzerine hücum ederler :

             “Bre herif, hortlak gibi burada ne yapıyorsun?” derler. Hoca:

            “Ey oğul, ben kabir ehlindenim. Zaten dünyayı ebediyen size terk etmişim. Şuraya bir abdest için çıkmıştım. Şimdi hemen yine mezarıma gireceğim. Benim dünya halkıyla işim, alakam yoktur.” Diyerek ellerinden yakayı kurtarmış.                                                                             

Kaynak : Fazilet Takvimi 19 Mayıs 2010