Etiket arşivi: Receb-i Şerif ayında ihlas okumak

Receb-i Şerif ayının fazileti

Cenab-ı Hakka sonsuz hamd-ü senalar olsun.

Bizleri rahmet ve bereketi ile kucaklayan Receb-i Şerif ayına kavuştuk.

Ve onun ilk kandili olan Regaip kandilini ihya ettik.

Bu yazımız  Receb-i Şerifin fazileti hakkındadır.

Receb-i şerif; Şabanı şerif ve Ramazanı şerifle beraber müminler için kurtuluş müjdesidir. İçerisinde iki kandil bulunan tek aydır.

Aynı zamanda haram aylardandır.

Tevbe suresinin 36.Ayeti kerimesinde mealen şöyle buyrulur:

“Muhakkak ki ayların sayısı, Allah Teâlâ’nın indinde, Cenâb-ı Hakk’ın kitabında gökleri ve yeri yarattığı günden beri on ikidir.

Bunlardan dördü haram olanlardır.

İşte bu, Hz. Allah’ın dosdoğru bir hesabı, kanunudur.

Artık o aylarda kendinize kötülük etmeyin (Günahlardan korunun)…”

Receb-i Şerif, haram aylardan olmakla beraber; Zilkade, Zilhicce ve Muharrem gibi diğer haram aylarının yanında değil, senenin farklı bir kısmında gelmiştir.

Çünkü sadece Ümmeti Muhammed’e mahsus bir hediye olan,

11 ayın sultanı Ramazanı şerifin habercisi ve hazırlayıcısıdır.

Receb-i Şerif hakkında;

”Receb-i şerif ve Şaban-ı şerifte kalp makinesini düzeltemeyenler, Ramazan-ı şeriften hakkıyla istifade edemezler.” buyrulmuştur.

Onun için, bu ayda kulluk vecibelerimize sımsıkı sarılmalıyız.

Evvela haramlardan sakınma hususunda dikkati artırmalı,

Farz ibadetlere, namazlarımızı vaktinde ve cemaatle edaya gayret etmeli, hususi günler için tavsiye edilen nafile ibadetleri ihmal etmemeli, bu mübarek gün ve geceler vesilesi ile duayı artırıp, tövbe ve istiğfara ağırlık vermeliyiz.

Hadis-i şerifte “Recep ayı Allahın ayıdır.”buyruluyor.

Onun için bu ayda Cenab-ı Hakkın Zatı İlahi’sinden bahseden

İhlas-ı Şerif Suresini çokça okumak tavsiye edilir.

Başında ve sonunda yedişer Fatiha olmak üzere her birerinde besmele ile  günlük 100 ihlas-ı Şerif okumak veya hiç değilse günlük 11 İhlas-ı Şerif okumak hem bu ayın bereketinden istifademizi çoğaltır, hem de, faziletini anlatmaktan aciz olduğumuz ve Efendimiz (sav)in Kur’an-ı Kerim’in üçte birine bedel buyurduğu İhlas suresinden daha çok istifade etmemizi sağlar.                                                                                                                                          

Bu ayın diğer bir ismi de esam’ dır. Yani müminlerin günahlarına karşı adeta sağır bir aydır. İbadetlerin sevabı ise daha fazladır. Sair zamanlarda iyiliklerin, hayır-hasenat ve ibadetlerin sevabı en az bire on iken bu ayda en az bire yetmiş verileceği müjdelenir.

 Bir hadisi şerifte şöyle buyrulur:

“Eğer sizler ölüm anında ölüm hararetinden rahat etmek isterseniz,  bu dünyadan iman ile göç etmek ve şeytanın hilelerinden kurtulmak dilerseniz; bol oruç tutarak, geçmiş günahlarınızdan pişmanlık duyup tövbe ederek şu ayların tamamına çok hürmet ediniz. Ve bütün Mahlukatı yaratan Allaha yönelip onu zikrediniz. Ve Rabbinizin Cennetine selametle giriniz.”

Hadisi şerifte şöyle müjdelenir:

 “Receb ayı büyük bir aydır. Allâhü Teâlâ bu ayda sevapları kat kat verir. Recep ayında bir gün oruç tutan, bir sene oruç tutmuş gibidir.”  (Taberani, El Mu’cemü’l-Kebir)                                                                                                                                                                                                 Bütün bu güzellikleri ile bizleri dünyevilikten kurtarıp ebedi istirahat yurdu olan Cennete hazırlayacak olan bu mübarek günlerin kıymetini bilelim, bereketlerinden istifade etmeye çalışalım.            

***

RECEB AYINDA ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ

Rasülüllah S.A.V. ile beraber yürüyorduk. Bir kavmin kabristanına uğradık. Aleyhisselâm Efendimiz durdu. Şiddetli bir şekilde ağladı ve dua etti. Sonra şöyle buyurdu: -“Ey Sevbân, buradakiler kabirlerinde azab görüyorlar. Onlara dua ettim, azabları hafifletildi.” Daha sonra buyurdu ki: -“Eğer onlar Receb ayında bir gün oruç tutsalardı, yahut bir geceyi olsun ibadetle geçirselerdi kabirlerinde azab görmezlerdi.”  Enes bin Malik’in naklettiği bir Hadis-i Şerif ise şöyledir: -Kim Receb ayında bir defa ihlas suresini okursa Hazreti Allah onun elli senelik günahını af eder. Receb ayında oruç tutmanın faziletine dair bir çok Hadis-i Şerif rivayet edilmiştir.  Hadis-i Şerif: Ebu Katâde Enes Radıyallâhü Anh’dan rivayet ediyor: -Cennette bir nehir vardır. Ona Receb denir. Sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Receb ayında bir gün oruç tutanı Hazreti Allah o nehirden sular.   Hadis-i Şerif: -Receb ayının sair ayları üzerine fazileti, Kuran’ın diğer kitaplar üzerine fazileti gibidir. Kim onda üç gün oruç tutarsa Allâh’ü Teâlâ o kişi ile Cehennem arasında bir hendek ve perde kılar.  Said İbni Cübeyr babasından, o da Rasülüllah Aleyhisselâm’dan rivayet etti. Efendimiz buyurdular ki: -Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder, seyyiâtı da siler. Kim Receb’den bir gün oruç tutarsa, sanki bir sene oruç tutmuş gibi olur. Kim ondan yedi gün oruç tutarsa ona cehennemin yedi kapısık apanır. Kim ondan sekiz gün oruç tutarsa, ona cennetin sekiz kapısı açılır. Kim ondan on gün oruç tutarsa, Allah ona istediğini verir. Kim ondan on beş gün oruç tutarsa kendisine şöyle seslenilir: “Gerçekten af olundu.” Kim artırırsa Allah da ona (ecrini) artırır. (Ramuz 288/13)

***

RECEB’E TAZİM EDEN KABRİNDE YALNIZ DEĞİLDİR

Beyt-i Makdis’de ibadetine düşkün bir kadın vardı. Receb ayı geldiği zaman bu aya tazim kastı ile her gün 11 defa İhlası Şerifi okurdu. Kıymetli ve pahalı elbiselerini çıkarır, eski ve değersiz elbiseler giyerdi. Yine bir Receb ayında hastalandı. Eski elbiseleri ile defnedilmesini vasiyet etti. Oğlu, insanlara gösteriş için değerli kumaşlar ile kefenledi. Rüyada oğluna dedi ki:

-“Oğlum! Niye vasiyetimi tutmadın.” Kabrini kazdı, fakat mezarında bulamadı. Hayret ve üzüntü ile ağlamaya başladı. O esnada şöyle bir ses duydu:

-“Bilmez misin ki, bizim ayımız Receb’e tazim eden kabrinde yalnız başına bırakılmaz.” (Zübdet-ül Vaiz”in’den)

 

İHLÂS-I ŞERİF SURESİNİN FAZİLETİ

İhlas-ı Şerif Melekleri ile Yardım İsteğinde Bulunmak

 

İHLÂS-I ŞERİF SURESİNİN FAZİLETİ

İçerisinde bulunduğumuz Receb-i şerif, Allahımızın ayıdır.Bu ayda kulluk vecibelerimize daha çok dikkat etmek; tevbe ve istiğfara ağırlık vermek, nafile namazlar kılmak ve hususen, Cenab-ı Hakk’ın zatından bahseden ihlas suresini bol okumak tavsiye edilir.Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: Kul hüvallâhü ehad sûresi Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birine denktir.” (Terğıp C 3 sh. 433,Riyazüs salihin,1014)

İslam âlimleri buradaki müjdeyi izah ederlerken,bazıları bunu;

Kur’an-ı Kerimin muhtevasının üçte biri şeklinde de izah etmişlerdir.

Çünkü; Kur’anın ihtiva ettiği bilgiler temelde üç kısma ayrılır:

Birincisi Tevhid inancı, İkincisi şeriat(yani ibadet ve muameleler),üçüncü olarak da İslam ahlâkı. Fakat ibadet ve ahlak da evvela tevhit inancına bağlıdırlar.

İhlâs sûresi tevhidin temelini teşkil etmesi ile Kur’anın üçte birine denktir.

Bu denklik, ihtivâ ettiği ilim ve mâna derinliği ile ilgili olduğu gibi, sevabıyla da ilgilidir. Pek çok hadis-i şerif bunu müjdelemektedir.

Sadece Hz.Allah’ın zatından bahseden bu sureyi derin bir tefekkür ile okuyanlar, Cenab-ı Hakkın büyüklüğü, kudret ve azametini anlaması itibarı ile çok büyük manevi derece elde ederler. Zaten insanın yaratılış gayesi de Rabbisini tanıyıp ona kulluk etmektir.

( Bir hadisi şerifte şöyle buyrulur:

“Yedi kat gökler ve yedi kat yer, ‘Kul hüvallâhü ehad’ üzerine kurulmuştur.

 (Yani onlar, Allâhü Teâlâ’nın birliğine delâlet için yaratılmışlardır).” (Câmiu’l-Kebîr)

Bu sure-i Celile’nin (her Müslümanın bilmesi, haberdar olması gereken) yüce meali kısaca şu şekildedir:

“De ki,ey Habibim O Allah birdir.(Eşi,benzeri,ortağı olmayan tek ilahtır.)

 Allah, Samed’dir. (Yani,Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, fakat ezelde ve ebedde her varlığın Kendisine muhtaç olup, Kendisine sığındığı Zâttır.)

“O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir), kendisi de doğmamıştır. (kimsenin çocuğu değildir).Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir, olamaz.”

Bu sure-i celile, Allah’a şirk koşan Mekke müşriklerine, Üç ilah iddia eden Hıristiyanlara ve kıyamete kadar gizli veya açık şirke karşı bir cevaptır.

Onun için şirkin zıddı olan tevhid ve ihlas bu surenin muhtevasında olduğundan İhlas suresi diye isim verilmiştir. Bu sureyi usulüne uygun bolca okuyanların gizli ve açık şirkten kurtulmalarına da müjde vardır.

( Ayrıca pek çok hadisi şerifte bu sure-i celilenin büyüklüğü müjdelenmiştir.

Hz.Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, bir adam:

–Ben şu “kul hüvellahü ahad” sûresini seviyorum, dedi. Peygamberimiz (sas):

“Şüphesiz ki onun sevgisi seni cennete götürür.” buyurdular.(Riyazüssalihin,1015))

Hz. Aişe Radıyallahü Anha’nın bildirdiğine göre Rasülü Ekrem (S.A.V.) Efendimiz;

 Her gece yatağına geldiğinde ellerini birleştirerek avuçlarının içine; İhlas, Felak ve Nas surelerini üç defa okuyup iki eliyle vücudundan yetiştiği yere kadar üç defa sıvazlardı, bunu aynı zamanda mühim bir yere giderken de yapardı.(Buhari,Tirmizi)

Böyle yapanların günahları afv olacağı ve o gece ölürse şehitlerden yazılacağı da müjdelenmiştir.

Bu mübarek sure ne kadar okunursa fazilet ve bereketi de o kadar artmaktadır.

 (Bir gün Resulullah (sas)efendimiz ashabına hitaben; “Her kim ‘Kul hüvellâhü ehad’ sûresini on defa okursa, Allah (azze ve celle) onun için cennette bir köşk yapar.” Buyurmuşlardı. Bunun üzerine Ömer bin Hattab (r.a.) “Öyleyse ben bunu çok okuyacağım yâ Resûlallah” dedi. Resûlullah (s.a.v.) de “Allâhü Teâlâ (nın hayrı) daha çok ve daha güzeldir.buyurdular. (Fazilet takvimi, 04.04.2017)

  Hadisi şeriflerde şöyle müjdelenir:

(“Kim bir kabristandan geçer de İhlası şerifi on bir defa okur, sonra sevabını ölülere hediye ederse, okuyana kabristandaki ölüler adedince sevap verilir.”)

 (“Kim her gün elli defa İhlası şerif okursa kıyâmet gününde ona: “Ey Allâhü Teâlâ’yı medheden kişi, kalk ve cennete gir” denilir. )(Tebarani Mü’cemü’s-sağir C 2 Sh.781)

( “Kim namaz abdesti gibi kâmil abdest alıp Fâtiha ile başlayarak İhlas sûresini yüz defa okursa Allâhü Teâlâ her harf için on hasene (sevap) yazar, on derece yükseltir ve cennette o kişiye  on köşk binâ olunur.”) (Beyhakî,Şuabül İman)

(“Kim her gün İhlas sûresini iki yüz defa okursa -kul hakkı hâriç- elli senelik günahları bağışlanır.”) (Tirmizî)  (04.04.2017 Fazilet takviminden)

Hz. Ali efendimizin müjdesine göre; Cenab-ı Hakk, Ümmeti Muhammed’e azap etmek istese idi, onlara İhlası şerif suresini ve Ramazanı şerif ayını ihsan etmezdi.

Unutmayalım ki; Mevla’mızın emir ve yasakları hepsinin üstünde sevap ve  dereceye sahiptir. Bu tür nafileler ise manevi takviyedir, yardımdır.

Ayrıca; bu tür okumaların evvelinde, Kur’an-ı Kerimin anahtarı olan Fatiha-i şerife okunur. Namaz dışında okunurken her birerinde besmele okunur.

Aslında, Kur’an-ı Kerimin tamamı bizler için nimettir.

İhlas-ı şerifin değeri ise çok farklıdır. Rabbimizin bu ümmete hususi ikramıdır.

***

İhlas-ı Şerif Melekleri ile Yardım İsteğinde Bulunmak Tıklayınız…

***

RECEB’E TAZİM EDEN KABRİNDE YALNIZ DEĞİLDİR

Beyt-i Makdis’de ibadetine düşkün bir kadın vardı. Receb ayı geldiği zaman bu aya tazim kastı ile her gün 11 defa İhlası Şerifi okurdu. Kıymetli ve pahalı elbiselerini çıkarır, eski ve değersiz elbiseler giyerdi. Yine bir Receb ayında hastalandı. Eski elbiseleri ile defnedilmesini vasiyet etti. Oğlu, insanlara gösteriş için değerli kumaşlar ile kefenledi. Rüyada oğluna dedi ki:

-“Oğlum! Niye vasiyetimi tutmadın.” Kabrini kazdı, fakat mezarında bulamadı. Hayret ve üzüntü ile ağlamaya başladı. O esnada şöyle bir ses duydu:

-“Bilmez misin ki, bizim ayımız Receb’e tazim eden kabrinde yalnız başına bırakılmaz.” (Zübdet-ül Vaiz”in’den)