…….
Hz. Ali’ye beş bin koyuna bedel beş cümlelik dua öğreten bir Peygamber
Hazret-i Ali, Hulefâ-i Raşidînin dördüncüsü olarak İslâm tarihinde yüce yerini alırken, Resûl-
i Ekrem kızı Fâtıma validemizi vermekle de, ona ayrı bir rütbe kazandırmıştır.
Bu yakınlıktan dolayı da Resûlüllah’ı diğerlerinden çok ziyaret eder, huzurlarında daha fazla
bulunur, ikaz ve irşadlarını daha çok dinlemiş olurdu.
Bir gün yine Resûlüllah’ın huzurlarında bulunan Hz. Ali, işiteceği sözleri tam ve kesin
şekilde zabtedebilmek için bütün duygularıyla dikkat kesilmişti.
Bir ara Resûlüllah Efendimiz, kendisine şöyle hitap etti:
-Yâ Ali! Sana beş bin koyun mu vereyim, yoksa dünyada da, âhirette de işine yarayacak beş
cümle mi öğreteyim?
Hz. Ali düşünmeye başladı. Bir yanda beş bin koyun, bir yanda da beş cümlelik söz
öğrenmek!
Şöyle cevap verdi:
– Yâ Resûlâllah, beş bin koyun az bir servet değil. İnsan düşününce birçok şeyleri hayal
edebiliyor. Ama buna rağmen beş cümleyi tercih ediyorum. Buyurun, beş cümleyi söyleyin.
Bu cevaba tebessüm eden Peygamber Efendimiz; şöyle buyurdu:
-Yâ Ali, iyi dinle! Beş bin koyuna tercih ettiğin beş cümle şöyle bir duadan ibarettir.
Ve Nebiyy-i Ekrem Efendimiz, Hz. Ali’ye kendi kısa, fakat mânâsı uzun olan şu duayı
tavsiye etti. De ki:
1- Allah’ım, günahlarımı bağışla.
2- Ahlâkımı güzelleştir.
3- Helâl kazanç nasip eyle.
4- Verdiğin nimetlere kanaat (yetinme duygusu) ver.
5-İslâm’da ayağımızı sabit kıl, yanlış yollara düşürme.
Resûlüllah’dan bu duayı dinleyen Hazret-i Ali, çok sevindi ve şöyle dedi:
-Bu beş cümlelik dua, beş bin koyunla kıyaslanamayacak kadar küllî ve kudsî bir mânâya şâmildir. Kazançlı çıktığımı, şimdi daha iyi anlıyorum.
***
Dikkat edilirse görülür ki, dua ederken öncelik arzeden isteklerimiz bu duada açıklanmış
oluyor.
-Rabbimizden, önce günahlarımızın afvını isteyeceğiz. Sonra ahlâkımızın güzelleşmesini
talep edeceğiz. Bunların hemen arkasından kazancımızın helâlından olmasını niyaz edecek,
helâlin de hayırlı olmasını isteyeceğiz.
Zira bazen kazanç helâlindan olduğu halde hayırlı yerlerde kullanılamıyor, mahzurlu
neticelere sebep olabiliyor.
Ayrıca bu kazancın bize kanaat duygusunu vermesini de dileyeceğiz. Çünkü nice kazanç
sahiplerini görüyoruz ki, bir türlü doymak bilmiyor. “Ne verirsen ver Allah’ım, kulun
haram-helâl demez yer, Allah’ım” tekerlemesine kayıyorlar. Kanaatsizlik onları bu anlayışa
sürükleyebiliyor.
En sonunda da bizleri İslâm’dan ayırmamasını, son nefese kadar bu yolda sebatımızı
dileyeceğiz. Zira nice iyi başlayanlar var ki, sonu kötü gelmekte, yoldan sabıp dalalete
düşmektedir. Ehl-i sünnet itikadına göre garantimiz yoktur. Bütün iltica ve sığınağımız,
Rabbimizin şefkat ve merhametidir. O llûtfederse kurtuluruz.
İşte Hz. Ali’nin beş bin koyuna tercih ettiği beş cümlelik duanın ikaz ve irşadları.
……….
Kaynak : http://www.haberfikir.com/haber/yazar.asp?yaziID=1833
GÖNÜLLERE sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
