Hikâye olundu. Şeyh Ebûl-Abbâs el-Cevâlikî, hâlinin başlangıcında çuvalcılık yapardı. Bir gün bir müşteriye veresiye bir çuval sattı. Fakat kime sattığını unuttu. Müşteri de malını getirmedi. Namaza kalktı. Namazda satışını düşündü. Namazda aklına geldi. Selâm verince talebesine:
-“Namazda iken çuvalı kime ve hangi şahsa sattığımız aklıma geldi.” Dedi. Talebesi:
-“Ya Ustâdî Sen namaz mı kılıyordun yoksa çuvalı mı tahsil ediyordun?” dedi.
Talebenin bu sözü şeyhe çok tesir etti. Bunun üzerine şeyh, bir çuval giydi. Dükkânı talebeye bıraktı. Dünyayı terketti. Riyazetle meşgul oldu. Bu hâli elde edeceğini elde edinceye kadar yâni manevî makamlara ulaşıncaya kadar devam etti.
İnsanlar, çalışarak yüksek mertebelere çıkarlar. Ey nefsinin esiri! Bu halinle sen nereye vardın? [1]
[1] İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 2/692.
GÖNÜLLERE sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
