Sultan İkinci Mahmud Han’ın kalın sesiyle “telaş” kelimesini “talaş” şeklinde telaffuz etmesi, etrafındakilerin dikkatini çekiyordu.
Musahib Said Efendi, bunu düzeltmeyi kafasına koyar. Bir gün huzura çıkarak:
“Efendim! Kulunuza geçmiş olsun buyurmuyorsunuz. Dün bir kaza geçirdik.” der.
Sultan Mahmud Han sorar:
“Ne oldu Said?”
“Saye-i şahanenizde çâkerhanenizi tamir etmiştik. Yapıdan çıkan talaşları da bahçenin bir köşesine yığmıştık. Bizim Arap aşçı, patlıcan kızartmak için bir kucak talaş alarak ocağa atınca talaş birdenbire parlar, aşçı telaşa düşer. Aşçı telaş ettikçe talaş parlar, talaş parladıkça aşçının telaşı artar…” diye telaş ve talaş kelimelerini tekrar etmesi üzerine Sultan Mahmud Han maksadını hissederek:
“Anladım Said, anladım, sus artık!” der ve ondan sonra telaş kelimesini ince ses ile telaffuz etmeye başlar.
Kaynak: Yedi Kıta Dergisi Temmuz 2025
GÖNÜLLERE sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
