Ebû Saîdi’l-Hudrî (r.a)’den: “Bir ara ailemize, daha önce benzerini hiç yaşamadığımız bir yokluk ve açlık hâli isabet etmişti. Kızkardeşim bana:
– Resûlullah (s.a.v.)’a git de ondan bir şeyler iste, dedi. Kalkıp Allah Resûlü’nün huzuruna gittiğimde, kendisi ashâbıyla sohbet ediyorlardı. Beni görünce, birden sözü değiştirip:
– Kim muhtaç olduğu halde, ihtiyacını insanlardan gizlerse, onun ihtiyacını Allah giderir. Kim, kendisini dilenme durumuna düşürmezse, Allah onu, kendi katından zengin eder… buyurdu. Ben, kendi kendime:
– Allah Resulü, bu sözü benim için söylemiştir, dedim. Ve ondan hiçbir şey istemeden geri döndüm. Durumu, kız-kardeşime anlattığımda, o da:
– İyi yapmışsın, dedi.
Ondan sonra, bir müddet kerpiç işinde çalıştım. Onun arkasından da Cenâb-ı Hakk bize dünya kapısını açtı. Ve biz Ensâr’ın en zengin ailelerinden biri hâline geldik.” (Beyhaki)
Fazilet Takvimi
