Denildi ki:
Allâhü Teâlâ hazretleri, Musa Aleyhisselâm’a vahyetti: –“(Ey Musa!) Sana beş kelime öğreteceğim ki, onlar gerçekten, dinin direğidirler:
Taât ve İbâdeti Terk Etme
(Birincisi:) Sen benim mülkümün zail olduğunu (yok olduğunu) bilmediğin müddetçe; bana taat ve ibâdet etmeyi asla terk etme.
-“Taht (saltanat) ve mülklerin hepsi zevali kabul eder. Ancak, lâ yezâl (asla mülkü ve saltanatı sonra ermeyecek) olan Melikin mülkü sona ermezi
Rızk İçin Üzülme
(İkincisi:) Benim hazinelerimin tükendiğini bilmediğin müddetçe, rızkın için, asla mahzun olup üzülmeî
Bizim kısmet dairemizde, teslim noktası; Lütuf senin vergindir; Hükümde senin emrettiğindir…”
Şeytanı Hep Düşman Bil
(Üçüncüsü:) “Düşmanını, ölmediğini kesin olarak bilmedikçe yani şeytan sağ olduğu müddetçe onun sana aniden saldırmalarından emin olma ve onunla savaşmayı asla terk etme…”
-“Nereye başımızı kaldıralım;
0 şeytanın âr ve utançlarından ki,
Onunla sulhedersem; Hak İle savaşmış olurum!”
Günahkârları Ayıplama
(Dördüncüsü:) “Ve seni bağışlayıp, bağışlamadığımı tam öğrenmedikçe asla günahkârları ayıplama!”
-“Sarhoş ve mest olduğumda benim defterimi kınamayla karalama! Zira bunu takdir buyuran Allah bundan haberdardır; o başıma yazdı!”
Mekr-i İlâhîden Emin Olma
(Beşincisi:) Cennetime girdiğini kesin bilmedikçe, mekrim’den (hilelerimden) asla emin olma!
-“Sağ amel defterine sevap yazdıran zâhid!
Sakın oyuna gayret etme!
Zira mabedin yolu, ateşperestlere çok uzaktır!
Hepsi bir değildir!…”
Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/806.

