Etiket arşivi: NASİHAT
Beş Nasihat
Denildi ki:
Allâhü Teâlâ hazretleri, Musa Aleyhisselâm’a vahyetti: –“(Ey Musa!) Sana beş kelime öğreteceğim ki, onlar gerçekten, dinin direğidirler:
Taât ve İbâdeti Terk Etme
(Birincisi:) Sen benim mülkümün zail olduğunu (yok olduğunu) bilmediğin müddetçe; bana taat ve ibâdet etmeyi asla terk etme.
-“Taht (saltanat) ve mülklerin hepsi zevali kabul eder. Ancak, lâ yezâl (asla mülkü ve saltanatı sonra ermeyecek) olan Melikin mülkü sona ermezi
Rızk İçin Üzülme
(İkincisi:) Benim hazinelerimin tükendiğini bilmediğin müddetçe, rızkın için, asla mahzun olup üzülmeî
Bizim kısmet dairemizde, teslim noktası; Lütuf senin vergindir; Hükümde senin emrettiğindir…”
Şeytanı Hep Düşman Bil
(Üçüncüsü:) “Düşmanını, ölmediğini kesin olarak bilmedikçe yani şeytan sağ olduğu müddetçe onun sana aniden saldırmalarından emin olma ve onunla savaşmayı asla terk etme…”
-“Nereye başımızı kaldıralım;
0 şeytanın âr ve utançlarından ki,
Onunla sulhedersem; Hak İle savaşmış olurum!”
Günahkârları Ayıplama
(Dördüncüsü:) “Ve seni bağışlayıp, bağışlamadığımı tam öğrenmedikçe asla günahkârları ayıplama!”
-“Sarhoş ve mest olduğumda benim defterimi kınamayla karalama! Zira bunu takdir buyuran Allah bundan haberdardır; o başıma yazdı!”
Mekr-i İlâhîden Emin Olma
(Beşincisi:) Cennetime girdiğini kesin bilmedikçe, mekrim’den (hilelerimden) asla emin olma!
-“Sağ amel defterine sevap yazdıran zâhid!
Sakın oyuna gayret etme!
Zira mabedin yolu, ateşperestlere çok uzaktır!
Hepsi bir değildir!…”
Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/806.
NASİHATLAR
EBU’L-HASEN EŞ-ŞÂZELÎ’DEN (K.S.) NASİHATLAR
Eğer Allâhü Teâlâ’nın her hüzün, gam ve kederinde bir ferahlık, her darlığında bir çıkış yolu ihsân etmesini ve ummadığın yerden rızık vermesini istersen istiğfâra devâm et.
Eğer îmânının kemâle ermesini dilersen ahlâkını güzelleştir.
Hikmete kavuşmak istersen fuzûlî; lüzumsuz, boş konuşmayı terk et.
Eğer ibâdetin lezzetini hissetmek istersen çok yeme, oruç tutmayı, gece kalkıp teheccüd kılmayı ihmâl etme.
Eğer kendi nefsinin ayıplarından kurtulmak istersen insanların ayıplarını araştırma. Zîrâ insanların ayıplarını araştırmak bir münafıklıktır.
Eğer yüzünün nûrlanmasını dilersen gece namazına devam et.
Kıyâmet gününün susuzluğundan kurtulmak dilersen oruca devam et.
Eğer kabir azabından selâmet dilersen necasetten temizliğe dikkat et. Bütün haramlardan sakın ve şehvetleri terk et.
Zengin olmak istersen kanâate devam et.
İnsanların en hayırlısı olmak istersen onlara faydalı ol.
Hâlis muhsinlerden olmak dilersen Allâhü Teâlâ’ya görüyormuş gibi ibâdet et. Zîra sen onu görmesen de o seni görür.
Eğer Allâhü Teâlâ’nın seni sevmesini dilersen Müslüman kardeşlerinin ihtiyâçlarını gider. Hadîs-i şerîfte: “Allâhü Teâlâ bir kulunu sevdiğinde insanların ihtiyâçlarını (görmeyi) ona havale kılar.” buyurulmuştur.
Eğer Allâhü Teâlâ’ya itaatkâr kullardan olmak dilersen onun sana farz kıldıklarını edâ et.
Eğer Allâhü Teâlâ’ya günahlardan temiz olarak mülâkî olmak; kavuşmak istersen cünüblükten hemen guslet ve Cuma günü boy abdestine devam et ki kıyâmet günü Allâhü Teâlâ’ya günahsız varasın.
Kıyâmet günü karanlığından selâmet bulmak ve nûr içinde diriltilmek istersen Allâh’ın yarattıklarından kimseye zulmetme.

