Etiket arşivi: cennet köşkü

CENNET KÖŞKÜ

Halife Harun Reşid döneminin ermişlerinden Behlül Dana bir gün düzgünce kesilmiş tahta parçalarından eve benzer birşey yapıyordu Bunu Harun Reşidin hanımı Zübeyde görüp ne yaptığını sordu Behlül:

– Cennet köşkü yapıyorum efendim, diye cevap verdi

Dindar bir kadın olan Zübeyde köşke müşteri çıktı:

– Bu köşkü bana satar mısın?

– İsterseniz satarım

– Kaç paraya satarsın?

– Sana bir akçeye veririm

Halifenin hanımı hemen bir akçeyi verip köşkü satın aldı

Harun Reşid ve hanımı o gece rüyalarında kendilerini cennette gördüler Zübeyde lüks bir köşkte oturuyordu Harun Reşid sordu:

– Hanım, sen bu köşke ne zaman sahip oldun?

– Dün bir akçeye Behlül’den satın almıştım

Sabah oldu, hükümdar hemen Behlül’ü çağırttı

– Dün hanıma sattığın köşkten bir tane de bana yapsana, dedi

– Olur, yaparım, dedi Behlül

– Kaça yapacaksın?

– Bin akçeye yaparım

– Ama hanıma bir akçeye vermişsin.

– Evet bir akçeye verdim Ama o köşkün değerini bilmeden aldı Sen ise dün gece onun nasıl görkemli bir köşk olduğunu gördün. Ben buna göre fiat istiyorum.

Kaynak : Kıssadan Hisseler.

Alıntı(http://yukarikayalar.wordpress.com/2014/12/06/cennet-kosku/)

BİR TUĞLASI ESKİK CENNET KÖŞKÜ

          Vakti zamanında bir ermiş vardı. Adam bütün hayatını Allah’a ibadet ve taat içinde geçirdiği için mal ve servet biriktirmemişti. Kendi yağıyla kavrulmuş, kıt kanaat geçine gelmişti. Fakat ömrünün son günlerinde iyiden iyiye geçim darlığına düşmüş ve takatten de kesilmişti.

          Bir gün karısı ermişe, geçim darlığından şikayet ederek, “Kocacığım, ne olur, Allah’a dua et de biraz dünyamız genişlesin, feraha kavuşalım” der, ermiş de Allah’a yalvarıp yakararak O’ndan biraz dünyalık ister.

          Kadın odaya girdiğinde bakar ki bir tuğla büyüklüğünde sapsarı bir altın külçe durmaktadır. Hemen alıp, “dilediğimiz kabul oldu” diyerek sevinç çığlıkları arasında kocasına gösterir. Kocası da “Al, dilediğin gibi harca karıcığım” der.

          O gece ermiş rüyasında kendini Cennette bir tuğlası eksik bulunan altından bir köşkün yanında görür. “Bu köşk kimindir?” diye sorunca melekler, “sizindir” diye cevap verirler. Adam tekrar, “pekala, bunun eksik tuğlası nerede?” diye sorunca, “size gönderdik” cevabını alır.

          Ermiş uyandığında karısına altın külçeyi getirmesini söyler. Külçe gelince de başucuna koyarak şu samimi sözlerler Allah’a el açıp yalvarıp yakarmaya başlar;

          “Allah’ım! Bana bahşettiğin altın külçeyi geri sana iade ediyorum. Ne olur kabul buyur.”

          Allahü Teala(c.c) da altın külçeyi kabul ederek Cennetteki köşkün eksik yerine koyar.

          Büyüklerden biri diyor ki:

         Allah(c.c.) kişinin dünyada yediği her lokmasına karşılık ahiretteki payını eksiltir. Nitekim Yüce Allah(c.c.) şöyle buyuruyor: Ahiret kazancını isteyen kimsenin ahiret kazancını; dünya kazancını isteyenin de dünya kazancını artırırız. Ama dünya kazancının artırılmasını isteyen kimsenin ahirette hiçbir  nasibi yoktur.” Şura Suresi Ayet 20