Etiket arşivi: İbrahim Ethem hazretleri

İBADETLERDEN NİÇİN ZEVK ALINMAZ?

BİR HURMA DEYİP GEÇME

İbrahim Ethem Hazretleri, hurmacıdan hurma alıyormuş. Tartı işi bittikten sonra, bilmeden kendisine ait sandığı bir tek hurmayı da alıp kendi hurmaları arasına karıştırmış. Bilmeyerek yanlışlıkla yediği bu tek hurma tanesinden dolayı tam kırk gün kıldığı namazlardan, yaptığı ibadetlerden zevk almaz olmuş.

 Bunun nedenini düşünerek rahatı ve huzuru kaçmış. Ve o günlerde Kudüs’e gelerek kırklar meclisine nail olmuş. Aralarına girerek, sohbetlerinden faydalanmak istediğinde kendisini kabul etmemişler ve:

“-Sen demişler, hurmacının bir hurmasını yanlışlıkla yediğin için 40 gündür ibadetlerinden zevk alamıyorsun. Ancak bu hakkı hak sahibine ödediğin takdirde meclisimize girebilirsin.”

 Bunun üzerine İbrahim Ethem Hazretleri, Kudüs’ü Şerif’ten Medine’ye dönmüş. Hurmacıyı bulmuş. Yanlışlıkla haksız olarak yediği tek hurmanın parasını kendine ödemiş. Özür dileyerek helallik almış ve ancak bundan sonradır ki, ibadetlerinde eskiden olduğu gibi zevk ve huzura kavuşmuştur.

 Kaynak : Beyaz Sır(Hızır’a ve Huzura Kavuşturan Esma’ül Hünsa) Sahife 148

Burası Han Değil mi?

Belh sultanı İbrahim b. Ethem, sarayında yaka divanını toplar. Vezirleri, âlimler, kumandanları, tebaası hazırdır. Dinin iç yüzünü savunurken, dışını berbat eden dervişler hakkında konuşulmakta. Sultan, o kum yığınları arasında altın parçalarının da bulunduğuna inanmaktadır. Bir ara kalabalıktan birisi konuşmaya başlar. Her sözü ile sultanın yüreğini deşmektedir. Yaklaşır. İbrahim Ethem:

“Sen kimsin? İşin gücün ne? Gözüm pek tutmadı seni?” der.

“Ben işsiz, güçsüz, evsiz, barksız biriyim, der adam. Rast geldiğim yere konarım, şimdi sana konuk olmaya geldim.” İbrahim Ethem sinirlenir, han işletmediğini, orasının konak olmadığını söyler. Adam:

“Burası han değil mi?” diye sorar.

“Burası İbrahim Ethem’in sarayı”

“Senden önce kim vardı burada?”

“Babam”

“Ya ondan önce, ondan önce?”

“Babam, babalarım”

“Birinin konup gittiği, öbürünün gelip konduğu yer han değil de nedir?”

İbrahim Ethem donar kalır.

Allah’ı (c.c.) Aramak

İbrahim Ethem (ks.) hazretleri,

Bir gece devlet tahtında mışıl mışıl uyuyordu. Sarayın tavanında bir ayak sesi işitti. Yerinden kalktı. Dağınık bir halde… Kendi kendine söylendi: -”O kim ola? Damda olan acaba kimdir? Bu vakitte sarayımızın damına çıkan kimdir?”

Cevâb geldi: -”Ey cihâh şâhı! Devemi kaybettim. Ben fakir ve müflis yaşlı bir kişiyim!”

Şah olduğu yerinde güldü. -”Sarayın damında deve ne gezer?”dedi.

İkinci cevâb geldi: -”İyi bahtlı genç! Hiç aranır mı Allah, tahtta yatmakla? Eğer sen yiyerek, uyuyarak ve rahatına bakarak Allah’ı ararsan; ben de damın köşesinde deve ararım!”

İbrahim Edhem gizliden bu sesleri ve öğütleri işitti. Hiç şüphesiz dünyadan feragat etti. Menzil, makam ve mevkilerinden tecrid eden bir yola girdi. Sonra bütün âlemlerde makbul bir kişi oldu….

Rûhu’l Beyan Tefsiri