Etiket arşivi: İkindi vakti

Orta Namaz

Bu yazımızda beş vakit namaz içerisinde hususi bir yere sahip olan İkindi namazı ve o vakitteki ilahi esrardan bahsetmek istiyorum.

Yüce Mevla’mız bütün kâinatı muazzam bir ahenk ve İlahi bir nizam içerisinde yaratmıştır. Bizlere de hem ibret almak hem de bu nizam içerisinde belli kulluk vazifelerini yerine getirmemiz emredilmiştir.

İman dan sonra en mühim ibadetimiz olan Namaz ve bunlarla ilgili vakitler de Cenab-ı Mevla’nın hikmetli işlerindendir. Sürekli dönen dünyada aynı anda beş vaktin beşi de yaşanmakta, her an bir yerde namaz vakitleri girmekte, o vaktin ezanı okunmakta ve daima beş vakit eda edilmektedir.

Biz kullar ise giren her vakitteki birbirinden farklı manevi zenginlikten nasibimize düşeni almaya çalışırız. Asr suresinde şöyle buyrulur:

Asra yemin olsun ki İnsanlar elbette ziyandadır. Ancak İman edip salih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”

Burada üzerine yemin edilen Asr kelimesinin Mutlak olarak zaman, devir, Saadet asrı gibi manaları olmakla beraber en kuvvetlisi İkindi vaktidir.

Çünkü İkindi vakti ve bu vaktin namazının çok büyük manevi esrarı vardır.

Bakara suresinin 238. ayeti kerimesinde “Namazlarınızı ve (bilhassa)orta namazı koruyun.” Emrinde geçen Salatı Vüsta-Orta namaz da çoğunluğa göre İkindi namazıdır. (Elmalılı Tefsiri, Asr Suresi)

Nitekim Asrı Saadette, Hendek harbinin en sıkıntılı zamanlarında İkindi namazı kazaya kalan Fahri Kainat efendimiz(sav) ”Bizi orta namaz olan ikindi namazından alıkoydular.”Buyurarak üzüntülerinin şiddetini beyan etmişlerdi.

Yine bir Hadis-i Şerifte ikindi namazından mahrum kalanların kaybını Sevgili Peygamber efendimiz (Sallallahü Aleyhi Vesellem) şöyle ifade buyurmuştur: ”İkindi namazı geçen, sanki bütün ehli ve malı yok edilmiş gibidir.”(Buhari,Müslim)

İkindi vakti, gündüzün sonuna doğru insanların en çok kazanç ve ticaret için dünyaya daldıkları, bazılarının da işlerini toparlayıp mesaiyi kapatmaya hazırlandıkları bir vakittir. Bu sebeple de İkindi namazı nefse daha ağır gelir, bazen geç kalabilir.

Özellikle kısa günlerde kerahet vakti girip namazın sevabının çoğunu giderebilir. Onun için Ayet-i kerime hadis-i şerifler bizi ikaz etmişlerdir.

İkindi namazının sünneti de (yatsının ilk sünnetinde olduğu gibi)

Gayri Müekked, yani kuvvetli olmayan bir sünnettir. Bazen kılmak bazen de terk etmek sünnettir. Onun için bilhassa kerahet vakitlerinde doğrudan farza başlamak daha uygun görülmüştür.

İkindinin kerahet vakti umumiyetle akşam namazından önce 45 dakika olarak belirtilir. Esas olarak özellikle güneşli havalarda güneşe baktığımızda gözlerimiz kamaşmıyorsa, kerahet vakti girmiş demektir. Bu vakitte eğer kılınmadı ise sadece o günün ikindi namazı eda edilir. Fakat bu vakte kaldığı için de derin bir üzüntü duymalıdır. Ve bir daha bu vakte bırakmamak için gayret etmeli, tedbirli olmalıdır. Bütün İlahi emirlere, namazlara ve bilhassa ikindi namazına düzgünce devam edenlere İlahi müjdeler de en yüksek seviyededir.

Cerîr İbni Abdullah (r.a) anlatıyor.

Peygamber efendimiz (sav)in yanında idik.

Dolunay halindeki aya bakarak şöyle buyurdu:

“Siz şu ayı güçlük çekmeden gördüğünüz gibi, (Cennette) Rabbinizi de açıkça göreceksiniz.(Onun için) Güneş doğmadan ve batmadan önceki namazları (yani sabah ve İkindi namazlarını) kaçırmamak elinizden geliyorsa, kesinlikle kaçırmayıp (usul ve erkanına riayet ederek)kılınız. (Buhârî, Mevâkît 26; Müslim, Mesâcid 215)

Hadis-i Şerifte ise şöyle buyruluyor.

“İki serinlik namazını, sabah ve ikindiyi kılan kimse cennete girer.”(Buhari,Müslim)  

İslam büyüklerinin beyanına göre; “Cennet ehli günün sair zamanlarında bütün cennet nimetleri ile meşgul olacaklar. İkindi vakti ise hepsinden büyük bir nimet olan Cemali İlahi ile müşerref olacaklardır.”

Demek ki İkindi vakti ile Cenab-ı Hakkın Cemalini görmek arasında bir münasebet vardır.

Ne mutlu, bütün güzellikleri ile namazlarını eda edip bunlardaki ilahi ikram ve tecellilere nail olanlara…