Sultan Alpaslan’ın veziri Nizamü’l Mülk, çok değerli bir devlet adamıydı. Fakat sarayda onu çekemeyenler de vardı. Onlardan birisi, Nizamü’l Mülk’ün halka zulmettiğini, milleti soyup servet sahibi olduğunu yazan bir jurnali Sultan Alpaslan’ın seccadesinin içine koydu. Alpaslan bu kağıdı görüp okudu. Derhal vezirini yanına çağırarak ona da okuttu. Sonra da şu tavsiyeyi yaptı:
“Ey vezirim! Şu kağıda bir bak… Eğer bu adamın dedikleri doğruysa, yaptığın bu işten vazgeç. Eğer bir iftiraysa, onu cezalandırma; bu adama bir iş bul da meşgul olsun, onun bunun aleyhinde iş çevirmeye vakit bulamasın.” Sultan Alpaslan’ın bu sözleri, her türlü fesadın, fitnenin işsizlikten geldiğini de tespit ediyor. Evet, boş kafaların, boş oturanların ne işler çevirdiklerini görüyoruz. Ne doğru söylemişler:
“Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır” diye. Allah böylelerine fırsat vermesin…
Kaynak : http://www.haberfikir.com/haber/yazar.asp?yaziID=5605 Yaşar DEĞİRMENCİ
