Emevî Halifesi Ömer Bin Abdülaziz (r.a.), her gün öğleye kadar Müslümanların problemlerini dinler, sıkıntılarını gidermeye çalışırdı. Yine bir gün sabah namazından sonra öğleye kadar Müslümanların işleriyle uğraşır. Gayet yorgun düşer. Evine istirahata çekilir. Hemen arkasından en küçük oğlu yanına girer ve:
“Babacığım! Şimdi ölüp ahirete göçmeyeceğinizden emin misiniz ki; ihtiyaç sahipleri kapınızda sizleri bekleyip dururlarken siz buraya çekilip istirahat ediyorsunuz. Bu uygun olur mu?” der. Bunun üzerine halife böyle bir çocuğu, Allah, kendine verdiği için şükreder ve hemen mesai yerine gider.
Kaynak : Nasıl Yönetirdi Sayfa 50

İslam dini, iman ve ibadetle beraber güzel ahlakı da emreder, onunla bütünleşir. Hayatımızın tamamında da edep ve nezaket usulleri öğretilir.
Bir Müslümanın din kardeşine sövmesi, İslâm terbiyesiyle bağdaşmayacağı gibi insanlık bakımından da çirkin bir harekettir. En şerefli ve temiz bir uzuv olan ağzımızı en bayağı islere âlet etmek, cidden esef vericidir. Hadis-i Şerifte