Etiket arşivi: Salih Amel İle Meşgul Olmak

Salih Amel İle Meşgul Olmak

Salih amel, “Doğru, güzel, hayırlı iş” manasına gelir. Ancak İslam’da salih amel, insanlara veya cemiyete fayda sağlayan işler değil, aynı zamanda Allah’ın emrine uygun şekilde yapılan ibadet ve davranışları da ihata eder. Mesela, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, anne-babaya iyilik yapmak ve adaletli davranmak salih amellerdendir.

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de salih amellerin ne kadar kıymetli olduğunu şu şekilde ifade etmiştir:

“İman edip salih ameller işleyenler için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.” Büruc, 11

Bu ayetten de anlıyoruz ki, salih ameller hem bu dünyada huzur ve mutluluk kaynağıdır hem de ahirette cennetle mükafatlandırılacağımız vesilelerdendir.

Salih ameller, Mevla’mıza karşı kulluk vazifemizi ifa etmektir. İmam-ı Rabbani Hazretleri şöyle buyurur: “Bilinmelidir ki; muhakkak, insanın yaratılmasındaki gaye, kulluk vazifelerini yerine getirmek ve Hak Sübhanehu’ya daimî olarak yönelmektir. Bu da Peygamber Efendimiz sallellahü aleyhi ve sellem’e, zâhiren ve bâtinen, tam manasıyla tabi olmadıkça mümkün değildir.” Mektubat, c.1, m.110

Salih amellere niyet edip onu konuşmak bile sevaba nail olmaya vesiledir. Bir Hadis-i Kudsi de şöyle buyurulmuştur:

“Cenab-ı Hak şöyle buyurdu: “Kulum bir iyilik yapmayı konuştuğu zaman işlemeden onun için bir sevap yazarım. Onu işlediği zaman on misli ile (sevap) yazarım. Bir kötülük işlemeyi konuştuğu zaman, işlemediği müddetçe onu affederim. O kötülüğü işlediği zaman da bir günah yazarım.” Müslim, İman, 59

Bir amelin salih olması için şu iki şart icap eder:

Birincisi; niyetin sadece Allah rızası için olması. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ameller niyetlere göredir ve herkes niyetinin karşılığını alır.” Sahih-i Buhari, İman, 41, Müslim, 1907

Eğer bir işte Allah rızası gözetilmezse, o iş insanlara faydalı olsa bile salih amel sayılmaz. Çünkü Allah Teala, yapılan işlerde ihlası ve samimiyeti arar.

İkincisi; amelin Allah’ın emirlerine uygun olması. Bir işin salih olabilmesi için Kur’an ve sünnete uygun olması gerekir. Haram bir işin, ne niyetle yapılırsa yapılsın salih amel olması mümkün değildir.

Salih ameller, hem ferdi hem de ictimai hayatımızda çok önemli faydalar sağlar:

Salih amel işleyen bir mümin, Allah’a yakınlaşır ve O’nun sevgisini kazanır.

Salih amel işlemek, insanın kalbine huzur ve sükûnet verir. Çünkü iyi işler yapmak, insanın vicdanını rahatlatır.

Salih amel, cemiyete de katkı sağlar. Adalet, yardımseverlik ve dayanışma gibi salih ameller, toplumsal huzurun temel taşlarıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bizlere her hususta olduğu gibi salih ameller hususunda da en güzel nümunedir. O, sadece ibadetleriyle değil, ahlakıyla ve insanlara olan yardımlarıyla da salih amel örnekleri sergilemiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yolda bir dikenin kaldırılmasını bile salih bir amel olarak nitelendirmiştir.

Unutmayalım ki salih ameller imanımızın meyvesidir. İman edip salih amel işleyen kimseler hem bu dünyada hem de ahirette kurtuluşa ereceklerdir. Bu sebeple hayatımızın her anında Allah rızasını gözeterek güzel işler yapmaya gayret etmeliyiz.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun ve ameli güzel olandır.” Tirmizi, Zühd, 21